Ölüm meleğim geldi bu gece
Gök yüzü karanlık ve soğuk bu gece
Ama ayrı bir güzelliği var yinede
Yıldızlar farklı yanıyor sanki her biri başka güneş gibi
Rüzgar esiyor sanki bana en son şarkımı fısıldar gibi
Yine şarkı hani yalnızlığa lanet eden var ya o şarkı
Her sözünde beni yaralayan o şarkı
Bir ara rüzgar kuvvetini artırdı ve sonra aniden durdu
Buz gibi bir havayla ve her taraf duman artı bir o kadar siyah
O siyah duman bir an da bembeyaz oldu
Bir nefes gibi ses yaklaştı yanıma kalbimin derinliklerine indi
Bende birisini anımsattı belki daha önce duyduğum ses
Hatırlamıyorum ..
Sonra bir ses daha , artık iyi biliyordum bu sesi
Hani bir gün kulağıma fısıldadığın bir şarkı varya
İşte işte.. o ses sensin biraz devam ettin sonra
Yüzün yüzün belirdi o bembeyaz dumanda
Sonra baktın bir şey söylemek istedim kayboldu
Ben suskun bir çığlıkla göz yaşlarına boğuldum..
Arkamdan gelen bir ses sen sandım hemen dödüm
Karanlık bir yüz tanıyamadım daha doğrusu belli belirsiz bir yüz
Bana seslendi “ son isteğiniz yerine getirildi” dedi.
Donmuş kalmışım sonra bir ses daha bu biraz usulcaydı
“ evine gitmeye hazır mısın?” diye ben bu sefer yüzüne baktım
O soğuk yüz anlatılır ama biz sadece düş ederdik
Bana tekrar seslendi “ evine gitmeye hazır mısın ?” diye
Ben biraz korkak ürkmüş kısık bir ses tonuyla “evet” dedim
Kalbim çok sesiz di sanki uyumuş bir kelebek kadar
Ellerim yüzüm artık donuk bir şekilde
Tekrar bir ses geldi “şimdi gözlerini kapat” diye
Kapattım..
Ve ebedi sonsuzluk benim oldu …
Ertesi sabah kalktım ama hepsi bir rüya kalbim o kadar çok ağrıyordu ki bedenim o kadar soğuk ki anlatamam. Hayatımda bu kadar güzel bir rüya görmedim. Çünkü o ses benim yaşama sebebim o fısıldı o şarkı tekrar duydum ya gördüm ya yüzünü ufak bir belirti olsa bile..
Yaşarken ölüydüm ama rüyam da hep yaşadım çünkü her gece aynı ses aynı yüz beni hayata bağladı. Benim sonsuzluğum sen rüyalarım sen ama hayatım değil . çünkü yaşayan bir ölünün hayatı olmaz. Kalpsiz bir yaşam olmaz . Unuttun mu ben kalbim sende hani ayaklar altına alıp ezdiğin ..